15 Aralık 2009 Salı

tabi ki uyumadı sabaha kadar...

sekizde yatınca sabaha kadar uyumasını beklemek biraz hayaldi ama... dokuz buçuğa doğru uyandı o sırada babası geldi. uyumak ne mümkün. babası kucağına alsın, ellerini yıkasın önce hayır.. uyku sersemi ağlıyor beyimiz... tutmak ne mümkün....
babayla odada oyunlar oynanır, tornavida ile araba tamir edilir, sürülür, oyuncaklar dağıtılır. biter mi bitmez. uyku sersemi çınar dönmeye başlar salonda, oyunoynayacak ama babası oyun havası bilmiyor ki. ha uşak ha diyerek halay çekiyorlar güya ama.. neyse sonunda anne internetten kolbastı müziği buluyor. kolbastı yapıyorlar, parmaklar şıllatılmaya çalışılıyor. iyice coşuyor Çınar. anne de kalksın oynasınmış. oldu güzelim. başka...?
neyse ikinci kez çalınca aynı müzik anne ısrarlara dayanamıyor çıldırmış bir şekilde kolbastı yapıyor. çıldıranların oyunu bu ne de olsa.. ama fazla dayanamıyor, çınar bu enerjiyi nereden buluyor merak ediyor..
saat 11 oluyor. anne ve baba Çınar'ın yatağına yatıyor ama Çınar hala oyun peşinde. gel sandalyeye otur sen de diyor.. uyuklamaların ardından bir şekilde Çınar yatağa yaklaşıyor. gece yarımda ancak uykuya teslim oluyor, anne ondan önce teslim olmuş gerçi. zorla yattığı yerden kalkıyor, bu satırları yazıyor. haydi iyi geceler...

Hiç yorum yok: