31 Aralık 2009 Perşembe

2009 un son fotoğrafları




Posted by Picasa

yılbaşı eğlencesi

Hiç bir plan yapmayıp evlerde yalnız geçirmeyi düşündüğümüz yılın son günü, Şahin dayımların ve Oğuzhan'ın son anda süpriz yapıp gelmeleriyle çok spontan bi şekilde yeni dostlar ve kocaman ailemizle çok keyifli ve kalabalıktı.
Teyzemle birbirimizden habersiz aynı pastayı yapmışız. Evde üç pasta olunca önce dokuzbuçukta sonra da 12 de olmak üzere iki pastayı kesip lüplettik. Çınar da geri kalmadı. üstelik maalesef Çınar gece birbuçukta ancak uyudu. Yeni yıla geç uykularla girdik. Umarım böyle devam etmez...
Koridor korosu da Çınar'a canlı müzik dinletebilmek için yerini aldı. ;)
Mete'yle birer kadeh kaçamağımızı da yaptık... ;)
Posted by Picasa

çam ağacımız


bir türlü çam ağacımızı yapıp süsleyemedik. son gün bir nefes deneme yaptık. mukavvadan çam modelimizi boyamaya çalıştık. Çınar da epey başarılıydı. dört taraflı yapmaya başladığımız çam ağacını düşündüğüm gibi tamamlayamadık maalesef. ben yapıştırdıkça Çınar üzerine oturarak bozdu ;)
Posted by Picasa

30 Aralık 2009 Çarşamba

güle güle 2009....

günlerdir bir bezginlik, bir yorgunluk, bir bitmişlik, uyuma isteği.... hepsi depresyon belirtisi farkındayım.. ama insan bir yılın daha bitmesini düşününce hem de pek birşey yapamadan, kendini bu kadar adamış, bu kadar sıfırlamış bulunca sadece geçmiş olan zaman için üzülmek geliyor içimden.. yeni yılın daha farklı olacağına dair bir inancım kalmadı.... ne zaman ipleri elime alıp kendim için, ilerisi için birşeyler yapacağım?? iki üniversiteyi boşuna mı okudum? insan aynı anda tek birşeyi çok iyi yapabiliyor galiba.. okulu en iyi şekilde hakkını vererek bitirdim hem de birincilikle hem de dört yılda hem de bir tek ben.... az şey değil.. bunu başarmışken.... şimdi de çocuğumu en iyi şekilde yetiştirmeye çalışıyorum.. en iyisini yapabilmek adına sadece ona adayabiliyorum kendimi... ne kadar doğru bilinmez... ama ilk üç yıl çok önemliyken insan hayatında bundan ödün vermeli miyim acaba????

.......
ama yine de Çınar'ımla geçirdiğim bir tek gün bile herşeye değer....
biraz sabır, biraz gayret... belki daha az uyku...
daha çok gülücük...
hele son günlerde bana birşey diyecekse, benim onunla ilgilenmemi istiyorsa "anne" deyip bana havadan öpücük göndermesi yok mu?
ne kadar karmaşık bir duygu yoğunluğudur bu böyle...?
sevinç ve gözyaşı içiçe....
mutluluk mutluluk....
Allah'ım sen bizi utandırma....
hayatımızda hep güzellikler olsun....

27 Aralık 2009 Pazar

aba ve tiyze geldi :)


cumartesi aba ve tiyze geldiler.. Çınar sevinçten ne yapacağını şaşırdı. kendini ordan oraya attı. şaşkın ördek :)) hep beraber annemlere geçtik. oturduk hoş beş... Çınar ile abası azdılar, eğlendiler.. kim kimi eğlendirdi bilemedik kahkalardan... abası Çınar'a gömlek ve kravat almış. çok tatlı oldu. pardon yakışıklı demek lazım boşa giydi kravatı.. ;))

Ertesi gün beraber kahvaltı yaptık. Ve Rüya'nın ödevini yaptık. bir ürün üretin demiş öğretmenleri. biz de atık kağıtlardan yeni ev yapımı kağıt yaptık. çok güzel oldu...

Corc abi gelip Çınar'ı kucaklamak isteyince Çınar ürkmesin diye herkes yanına gitti. bir koltukta beş kişi... ;) Corc abinin ses tonunu ayaralayamaması yüzünden Çınar biraz korkabiliyor da... ;)
Güzel bir haftasonu daha bitti. Akşam kısa bir alışverişe çıktık. Çınar'a alet(tornavida, pense vs.) takımı aldık. elinden bırakmıyor...
Posted by Picasa

26 Aralık 2009 Cumartesi

Egemen'le başbaşa oyun günü :)

Oyun grubumuz küçüldü küçüldü, Ece'nin hasta olması sebebi ile de iyice minimize oldu ve Egemen'le başbaşa birkaç saat geçirdik. Önceki günden oyun nohutu yaptığımız nohutlarla bardaktan bardağa boşaltma aktivitesi yaptık. Egemen de Çınar da epey becerikliydiler bu konuda. bir kaç sefer dökmeden boşalttılar bardakları. kaşık kullanma konusunda da epeyce istakliydiler. sonra çınar işi bozdu, nohutları zıplatmaya başladı. zıplatsın diye kurbağaları çıkardım ama nohutlar daha cazip geldi. biz de bu aktiviteyi sonlandırmak zorunda kaldık. Ardından renkli kağıtlarla zincir yapalım dedik. Ama bizim miniklere kağıtlarla oynamak-buruşturmak daha cazip geldi. Birgün önceki denememizde Çınar'ın ilgisi de ancak dört halka- zincir yapana kadar sürmüştü. Bu sefer o kadar bile ilgilenmedi. ;) Yoğun bir günün ardından biraz da uykusuz kaldığından olsa gerek Egemen iyice durgunlaştı bir süre sonra.
Annesinin kuzusu nasıl da mahmur...

kısa ve küçük bir oyun grubu sonrasında tekrar görüşmek üzere yolculadık Bahar ve Egemen'i. Ancak bugün aldığım- oyun grubumuza kısa bir ara vermek istedikleri -haberi beni epey üzdü, algıladığında Çınar'ı da üzecektir. Umarız vuslat çok yakındır......
Posted by Picasa

25 Aralık 2009 Cuma

aşure yaparken aşure olduk :))


Çınar'la iş yapmak zor, hele aşure yapmak imkansızmış.. her malzemeyi elime aldığımda çok yermiş gibi mama mama diye çığlık çığlığa.. el mecbur oturup oynuyoruz. buğdayı bardaktan bardağa boşalttık. kaşılla bardağa doldurduk.. elimizle hissettik. tanımladık.. sert, küçük, tane tane.. ardından buğdayı haşlayıp nohutu aldık... nohutla bütün akşam oynadık. sonra o nohutlar oyun nohutlarımız oldu. hatta bunlarla yetinmeyip kağıt kurbağalarımızı zıplattığı gibi nohtuları da zıplattı Çınar. tabi nohutlar kurbağalardan daha uzağa gidiyor. evin görmediğim köşelerine kadar... ;)

ardından kayısılara ve üzümlere hiç dayanamadı tabii.. yanına bi de badem...

elmaya karanfil batırdık. karanfil kutusunu açar açmaz kokuyu alan Çınar, "snff" koklama işareti yaptı. nefis nefis yaptık. ;) aşure malzemeleriyle aktivite dolu başbaşa bir gün geçirdik.

en son akşam sekiz gibi hala malzemeleri haşlamış olmama rağmen birleştirip aşure yapamadığımdan babamla malzemeleri anneme gönderdim. ertesi sabah mis gibi aşurelerimiz annemin elinde pişti. teşekkürler.. ellerine sağlık anneciğim...

Posted by Picasa

24 Aralık 2009 Perşembe

kağıt fil ve aslan


ikiye katlanmış kağıttan keserek yaptığımız sevimli hayvanlarımızla oynuyoruz...
Posted by Picasa

Yekta Çınar'ın sanatı


işte baskılarımız.... :))
Posted by Picasa

23 Aralık 2009 Çarşamba

kardan adam ve çam ağacı


Çınar'ın dolabı sergi alanımız oldu. Daha önce anlattığımız tuzdan-kardan adam ve yanında aslında ondan da önce yaptığımız pamuklu kardan adamımız var. Pamuk olayını Ela ve Ece'nin anneleriyle yaptığı kardan adamdan esinlendik. Onlarınki epeyce büyüktü, hatta havuçtan burnu bile vardı. bizimki küçük bir versiyon... pamukları Çınar küçük parçalara böldü. beraber yapıştırdık. hatta yapıştırdıklarımızı tekrar sökmeye çalıştı. düğmeleri seçti. yapıştırdığımız düğmeleri çıkarmaya çalıştı. ve "kardın" dedi kardan adamımıza. şapka da taktık. onu da her seferinde gösterip "hapka" diyor. Kardan adamımızın yanına bir de çam ağacı yaptık. bu kısım beni epeyce oyaladı. çınar'a da ortalığı dağıtmak için fırsat çıktı. En son tepeye de daha önce yaptığım örnek bir kar tanesini konduruverdim. bence çok hoş oldu. umarım gerçek karla kardan adam yapmak da kısmet olur bu kış....
Posted by Picasa

çok işimiz var bugün...


epeyce aktivite dolu bir gün geçirdik yine bugün.. hamur açıp hayvan kalıplarıyla oynadık. el becerilerimizi geliştirdik. küçük kaslar iş başında ;))

birden kal geldi, unuttum Mine geldiğinde ne yapıyorduk acaba? Şu anda Çınar uyuduğundan odasına girip bakamıyorum da tabii...

Neyse rastgele aklıma gelenler sıralayayım.

Parmak boyalarıyla baskı yaptık. monotype diyoruz biz sanatsal anlamda ve tabi sanatsal boyalarla yapıldığında. ama çok güzel baskılar çıktı. bir süredir parmak boyaları kullanmıyorduk. Çınar bu sefer parmaklarına ve ellerine sürmekte hiç tereddüt etmedi. boyaya daldırıp parmak baskılarını da yaptı. maalesef benim ellerim de çınar'ınkiler kadar boyalı olduğundan fotoğraf çekemedik. bizim monotype baskılarımızın özelliği ise rijit bir yüzeyde-bizim örneğimizde cam kesme tahtası- boyalar karıştırılır, desenler yapılır. sonra temiz kağıt, yüzey üzerine konur. heryeri değecek şekilde bastırılır. ve tek taraftan tutarak kaldırılır. sonuçlar harika. ama bu aktiviteyi akşam yaptığımızdan ışık yeterli değildi sonuç fotoğraflarını çekemedim. yarın sabah resim panomuza astığımız baskılarının fotoğrafını çeker, koyarız ilgilenenler için.

ayrıca daha önce binalar diktiğimiz platforma iki tane kağıttan çam ağacı yapıp yapıştırdım. birini beraber süsleyeceğiz. sökmesin diye çınar uyurken yaptım bunu. bahçesine de bir kardan adam dikmeyi planladım. Çınar öğle uykusundan uyandıktan sonra da kuruyan ve sertleşen oyun hamurundan iki top yaptık. kardan adam olabilecek şekilde. Çınar bunlardan birini "bop bop" diyerek uzunca bir süre elinde gezdirdi. bu bopları önce peçete ile kaplayıp üzerine pamuk yapıştırdık. gerçi çınar hiç oralı olmadı ben bunları yaparken. daha önce pamukları küçük küçük parçalara bölmek suretiyle diğer kardan adamımızda yardım etmişti. ben de olayı fazla uzatmadan daha ilgili bir zamanında yapmak üzere bıraktım kardan adamı.

martıları besledik. martıya "ma" diyen Çınar, gagasıyla cama tak tak vurdu diye anlatmam üzerine. ma, gaga, tak tak kelimeleri ve el işareti ile olayı özetledi. artık biz mutfaktayken de cama gelip mama yiyen martılarımız var. çınar da cama bakıp "ma gel gel "yapıyor....

günün flash lightları böyle....
Posted by Picasa

22 Aralık 2009 Salı

bütün kızlar bizde toplandı :))

Haftaiçi oyun grubunda sıra bizdeydi. Dört çiçeğe bir böcek.. Ela, Ece, Zeynep ve İrem misafirimizdi. Daha kısa sürede birbirlerine kaynaşıyorlar artık. Bir de Ela ve Ece ile haftada iki kez görüştüğümüzden midir bilinmez Çınar Tuğçe teyzesine de ayrı bir kurlar yaptı. Kaleyi içten fethediyor galiba... ;) Kim gelecek Çınar? Ece.. Ece'yi dilimizden düşürmüyoruz. Ela diyemiyoruz ona da mı Ece diyoruz?

Önce Afrika davulu balonlarımızla ve marakaslarımızla şarkı söylüyoruz. gürültü yapıyoruz... ;))

Dün akşam Çınar'la denemesini yaptığımız tuzla kardan adam aktivitemiz epey ilgi çekiyor. Hepsi bir arada boya boya... tuz kısmına Zeynep'le başlıyoruz. Ama Zeynep çok sevdi kar yağdırma olayını tuzluğu kimseye vermek istemedi. Ama herkes kardan adamına tuzdan kar yağdırdı yine de... Evleerine götürmek üzere kurumaya bıraktık resimlerimizi...




Mamalarımızı da yedik, yiyenlere maşallah özellikle de İrem'e. Çınar Noel baba kurabiyesinden bir ısırık aldı. Öğlen uykusunu da uyumamış, yemek de yememiş olduğundan epey keyifsiz ve mızmızdı. En son yatağına gitti, arkadaşları yanında oyun oynarken yorganı açtı, anne gel gel. mama. daha fazla dayanamayıp yatak odasına geçip beyimizin keyfini yaptık. o da yandan gelen kıkırdama seslerine rağmen bayıldı.. Arkadaşlarını uğurlayamadan uykuya daldı. bir oyun grubu maceramız daha böylece bitti....
Posted by Picasa

sabah çağrısı

Bir süredir mutfak camının önüne ekmek parçaları koyuyorum martılar da görür görmez geliyorlar. Bu sabah başka yerde yiyecek bulamadığından mıdır bizim cama alıştığından mıdır bilmem. Takır tukur seslerle uyandım. Meğer martı kardeş gelmiş gagasıyla camı tıklıyor. Neyse uyanmam lazımdı zaten, kalktım, buzluktan ekmek çıkarıp ıslattım ufalayıp koydum camın önüne. karşı binanın tepesinde duran martı, ben camı kapar kapamaz uçtu geldi.

Martılar gittikten sonra bu adını bilmediğim değişik kuşlar grup olarak geldiler. Acıkmışlar besbelli... ama bu güzel kuşları görmek çok hoş oldu benim için...
Posted by Picasa

21 Aralık 2009 Pazartesi

vuslat




Mnehmet geldi geleli Mine Zonguldak yollarında kaldı. ee tabi bizi de çok ihmal etti. Mehmet Bursa'ya gitti babasıyla da Mine nihayet bize kalabildi. ;) Çınar çok çok çooook özlemiş Mine'yi. ne yapacağını şaşırdı. şımardı da şımardı. keyfine diyecek yoktu doğrusu... bir daha kendini bu kadar özletme Mine. :)))
Posted by Picasa

tuzdan (kardan)adam




yarınki oyun grubumuzla yapmayı planladığım aktivitenin denemesi Çınar'la yaptık.
aktivite: renkli kağıda beyaz pastelle kardan adam çizilir, içi boyanır. gözler, burun ve ağız tamam. kolları da sopalardan diktik mi tamamdır. annenin yapacağı kısım: kardan adamın beyaz olan yerlerine fırçayla ahşap tutkalı sürülür bolca. Ardından çocuğun sırası gelir. tuz dökerek kar yağdırmaca. en zevkli kısmı. kavonozla boca etmeyip iyice keyfine varılsın diyerek tuzlukla uzun uzadıya yağdırıyoruz karı. sonra Çınar kağıdı kaldırıyor tuzlar tepsiye dökülüyor. bu kısma dikkat edilmeli. gayet eğlenceli bir aktivite oldu.
Posted by Picasa