29 Mart 2009 Pazar

Tuna'yı ziyarete gittik :)




Geç yatılan gecenin ertesinde, saatlerin de ileri alınmasıyla geç kalkılmış bir sabah... Gece spontane bir şekilde Emel'e gidelim diye konuştuk, geç vakitte aradığımız Emel uyuyordu. Ancak mesajımızı almış, sabah aradı ve bu kadar geç haber vermemize rağmen bizi buyur etti. sağolsun... planlasak bu kadar güzel bir gün olamazdı heralde... mamalar da şipşak dört bir koldan hazırlanmış.. ellerine sağlık, diyette olduğumdan hepsinden yiyemedim ama hepsi de bir harikaydı.. Tuna bebek de tüm sevimliliğiyle karşıladı bizi.. maşallah!!! nerdeyse Hava yenge, Elçin ve Eylül de yetişecekti bize ama oy kullanma nedeniyle sanırsak geciktiler, bekleyemedik. daha planlı gidebilseydik onlar da daha erken çıkarlardı belki de yola... neyse. kısmet.. Eylül hanımı da görürüz en kısa zamanda inşallah...



Posted by Picasa

28 Mart 2009 Cumartesi

güzel ve dolu dolu bir haftasonu..


Ceyda&Serdar Ülker ailesiyle kahvaltı ile başlayan haftasonu dopdolu geçti. Biz kahvaltı yaparken Gülce ablası Çınar ile oynadı. Ediz de babasının kucağında kahvaltıya eşlik etti. Bizim dişler hala çıkamadı ama Ediz bu konuda Çınar'ı geçmiş şimdiden dört dişi var. maşallah... Kahvaltı ve sohbet hepimize çok iyi geldi. Bir dahaki sefere havalar ısınmış olur ve dışarıda bir kahvaltı yapar, güneşten faydalanırız.. Onlar gitmeye yakın gecikmiş öğle uykusuna daldı Çınar. Epeyce uyudu, uyanınca güneşi kaçırmayalım dedik ve nene ve dedeyi de alıp Maltepe sahiline indik. Sahilde uzunca bir yürüyüş, Mete dayısını balık avlarken bulacağız diye...
Derya'yı yolculayan dayımlar Çınar'ı görmeye bize gelceklerdi ama bir sekmeyle annemlerde buyur ettik. Annem yemekleri hazırlamış çünkü. Çok uykusu gelmesine rağmen bu kadar muhabbet varken uyumadı tabi ki Çınar. hem evini de arıyor.. Eve gelince de benim pilim bitti ama Çınar ancak onikiye doğru uyuyabildi...

Ramazan Dayımlar Çınar'ı görmeye geldi...

Günün fotoğraflarından iki farklı kolaj.. ister öyle, ister böyle...


not:fotoğrafların üzerine basarak büyük halini görebilirsiniz.

sahilde aktif yürüyüş...

Güneşi gördük aynen sahilde bulduk kendimizi... Çınar gerçekten yürüdü bu sefer sahilde... nenesinin ellerinden tutarak koşturdu. kovalayanlardan kaçmayı da öğrendi.. bi kaçıyor bi koşuyor heyecanla... :D
















Posted by Picasa

25 Mart 2009 Çarşamba

klasik müzik eşliğinde, annesinin şefliğinde, uykuya teslim :))



El kol hareketlerini çok seven Çınar için Wolfgang Amadeus Mozart'ın 41. senfonisinde şeflik yaptım. beni izlerken uykuya teslim oldu yavrucuğum. :)) annenin oğluşuna kastı ;)
41.SENFONI allegrovivace
Symphony No. 41 in C "Jupiter": 1st Movement
Posted by Picasa

düğmeler ve fermuarlar tam dişimize göre...


herkesin dişi çıktı bizde tık yok.. ama derdimiz de çok. bu gece dörtten sonra hep ağladı oğlum, naaptıysak olmadı. Allah yardımcın olsun oğlum...
Posted by Picasa

22 Mart 2009 Pazar

Metehan ve Emre abileriyle..















Annemin ortaokul yıllarından arkadaşı Saide teyze ve eşi Yaşar amca.. daha sonra onların oğlu Oğuzhan benim de arkadaşım ve şimdi de onun oğulları ile benim oğlum arkadaş olacaklar belki de... 3 nesil dost :)








Posted by Picasa

19 Mart 2009 Perşembe

park yatakta oyun..

Posted by Picasa

iki keklik...

Bu hafta iki keklik haftamızdı... pazar günü hiç bir şekilde durmadı, uyumadı Çınar.Bir ara iki keklik türküsünü söylemek geldi aklıma, ben iki keklik diye başlar başlamaz döndü yüzüme baktı, güldü ve sonra kafasını koynuma yasladı. ve öylece mutlu mesut uyudu. Oğuzhan dayımızı özledik galiba.. doğduğu günden beri iki keklik ve ege türküleriyle uyutuyor Çınar'ı çünkü. Aslında bir önceki hafta gelmişti dayımız ama çok kısa oldu, doyamadık. inşallah bu haftasonu da gelecek dayımız, Asaf amcamlarla beraber..
Yekta Çınar tam sekiz buçuk aylık oldu. geçtiğimiz aylar da epey hastalanmıştı üstüste ama bu aralar iyiyiz maşallah. Şimdiden bir yılda alması gereken kiloyu almış. Aslında çok yemiyor kuzucuk.. ve son birbuçuk ayda sadece 600gr. aldı. ama yeterli galiba... doktor teyzemiz iyi gidiyor dedi. Allah nazarlardan korusun. Kan sayımı ve demir eksikliği var mı acaba diye ilk defa kolundan kan alındı Çınar'ın. Aşılarda hiç ağlamayan çocuğumun canını çok yaktılar, çek çek gelmedi kan. salya sümük ağladı oğluşum, tabi benim de içim yandı.. Allah beter acılardan korusun.
Dün ilk defa yedi saat ayrı kaldık kuzucuğumla.. İlk defa anaane ve dedesine bırakıp Taksim'e gittim. Eda'nın doğumgünü vesilesiyle.. benim için çok büyük değişiklik oldu, moral oldu; arkadaşlarımı görmek. arada babama ettiğim telefonlarda Çınar'ın pek bişey yemediğini ve pek fazla uyumadığını duyunca son saatlere doğru huzursuzlandım ama naapalım.. alışması lazım aslında. çalışan annelerin bebekleri çok daha küçükken ayrı kalmaya başlıyorlar annelerinden. ben de güya evde çalışacağım ama pek mümkün olmuyor.. bakalım ne zamana kısmet.. yine de çok özledim oğlumu o kadarcık saatte bile... Gerçi Çınar'ın keyfi yerindeymiş, Eren'in salıncağında sallanmış; Ceren'i incelemiş bol bol... ;) Annecim ve babacım sonsuz teşekkürler.. iyi ki varsınız... Siz Altınoluk'a gidince biz naapıcaz.. :(

17 Mart 2009 Salı

Mevlana der ki....

Mevlana der ki....
" Ne kadar bilirsen bil;
söylediklerin, karsindakilerin anlayabildigi kadardir.... "

12 Mart 2009 Perşembe

Sekiz ayın özeti :)



öyle çok fotoğraf çekmişiz ki, fotoğrafları seçmem haftalarımı aldı. 5500 fotoğrafı 750 ye ancak indirgeyebildim. bir kaç haftadır da babamız bastırsın diye bekliyoruz. Bu arada yeni fotoğraflar çekiliyor, onları eklemedik henüz. üstteki kolajda ilk seçimden yaklaık 700 fotoğrafın karışık kolajı var. Picasa programı sağolsun. bu kolajı poster boyutunda bastırmayı düşündük, nasıl olur nasıl basılır bilemiyorum ama hepsini bir arada görmek keyifli olur sanırım.
Posted by Picasa