10 Aralık 2009 Perşembe

gezmelerle dolu bir hafta

Bu hafta Oğuz dayımız yani kardeşim kış izninde burada olduğundan daha yoğun geçti. Kahvaltılarda ya bizde ya annemlerdeydik. Beraber kahvaltılarla başlanan günler gezmelerle devam etti. Hatırlayabildiklerimi aktaracağım. Fotoğraflar da olmadığından hatırlamak güçleşiyor. Öncelikle haftaiçi oyun grubuna katıldık. Ela ve Ece'lerde iki yeni arkadaşla tanıştık. Artık Salı'ları haftaiçi oyun grubumuzla olacağız kısmetse.. En kısa zamanda yeni arkadaşlarımızla da fotoğraf çekeceğiz. Güzel bir gün geçirdik Ela ve Ece'lerde. Yeni arkadaşlarla tanışmanın yanı sıra evlerindeki çocuk parkı ortamı da epeyce ilginçti bizim için. Üç çocuk olunca evde böyle oluyor demek ki. Kaydıraktan kaydılar. Tramplende zıpladılar. Hatta evin kedisiyle oynadılar-aslında daha çok kediyi hırpaladılar ama... ;) Küçük kas çalışması olarak; iplere boncuk geçirdiler, kavanoz kapaklarına açılan deilklerden sayı fasulyelerini attılar, tuzluğa sayma çubuklarını doldurdular. Bizim için hem değişik hem de bol aktiviteli bir gün oldu.

Çarşamba günü teyzeme geçtik. Ortaköy'de küçük bir yürüyüş turu yaptık. Sonra ben fırsattan istifade etmek üzere Gülistan ve Sibel'le buluşma çağrısında bulundum. Tesadüf okuldan arkadaşımız Hayri'nin sergi açılışı varmış Taksim'de. Ona gittim, orada herkesşle buluştuk. Sonrasında da bir yerde oturup kahve içerek sohbet ettik. Çok keyifliydi benim için. Uzun zamandır arkadaşlarımı görmüyordum. çok özlemişim. Çınar için de iyi oldu. Abası ile gülme krizlerine girmişler. koşturmuşlar oynamışlar. ve bu sırada teyzem Çınar'ı ara ara beslemiş. Annesi olmadığından olsa gerek ağzı boş durmamış. Ben geldiğimde yüzüme bile bakmadı. Abası ile azmaya devam ettiler. İlk defa o gece Çınar sabah yediye kadar uyanmadan uyudu. Karnı tok olsa uyanmacağının işaretini de almış oldum. Mümkün mertebe gün içerisinde yedirmeye çalışıyorum ancak o yemeği reddedip "meme" diyor. ve dolayısyla doyamıyor. bu işi de sona erdirmenin vakti geldi sanırım. nasıl baş edeceğimi bilemiyorum ama...

Perşembe Güneşli'ye gidecektik; babaannemizin annesi ve babası gelmişler. Ancak sabah aldığımız bir telefonla şok olduk. Büyük dede hastalanmış ve de çok korkuttu herkesi. Neyseki gece kendine gelmiş. Çok geçmişler olsun diyoruz yeniden.

Hiç yorum yok: