30 Kasım 2010 Salı

şükür ağacı ;)

Aslında gördüğüm yabancı bloglardan aşırma bir Şükran Günü aktivitesi oldu bu. Ancak dinimizde verdiği nimetlerden ötürü Allah'a şükretmek vardır. Sadece bunu zaman zaman unutabiliyoruz. Hatırlamak için bahaneler yaratmak gerekir, ben de böyle bir bahane buldum diyelim. Benim şükrettiklerim de bunlar: sağlık, ailem, Çınar'ım, nefes alabilmek, şarkı söyleyebilmek, resim yapabilmek, aşk, birim, annem, babam, dostlarımız, nefes aldığım gün, günışığını görebilmek.....



Topladığımı yaprakları defter arasında kurutmuştuk. İtiraf edeyim bazı yapraklar on yıl öncesinden kalma; bir seminer sırasında holdingin bahçesinden toplayıp notlarımın arasına koymuştum. Neyse ben yazılar yazmaya başladım yaprakların üstüne, Çınar geldi ben de yazıcam dedi ve renk renk boyadı. Kendi istediği renklerde.. Ben de onun boyamalarının kurumasını bekleyip üzerine yazdım. Tamamen kuruduktan sonra da yapışkanlı folyo arasına koyup, kenarlarından kestim. Sonuç bu. Aslında kuru dallara asacaktım ama henüz o kısmı tamamlayamadım. Perdeye asıverdim şimdilik. Bence hoş oldu. Yaz sizce? ;)
Posted by Picasa

28 Kasım 2010 Pazar

Dayıyıyla haftasonu :)


Dayısı Çınar'ı yiyor ;))
Harikalar Diyarında Güliver.
Canlarım :))
Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler + bir cüce + bir yakışıklı prens ;))
Posted by Picasa

26 Kasım 2010 Cuma

benden 35 yaş küçük kuzenim ;))

Ailemize bir minicik prenses katıldı. Yaşımı da açık etmiş oldum ama anne tarafından 24. kuzen :)) maşalllah diyelim!!!

Hoşgeldin Asiye Zeynep...

Rüya'cığımızın en küçük kuzen olma saltanatı da sona erdi bu güzel prenses ile ;))
Posted by Picasa

24 Kasım 2010 Çarşamba

Geyikli kurabiye


Ellerimizi güzelce yıkayıp, tırnaklarımız da fırçaladıktan sonra yeni kurabiye kalıplarımız denemek üzere kurabiye yaptık. Hamuru yoğurmaya Çınar da yardım etti. Geyik, sincap, salyangoz, kirpi, tilki ve ayı kalıplaıryla zencefilli un kurabiyesi yaptık. Çınar da kendi yaptığından mıdır, yoksa geyiğin şeklinden midir bilmem hiç yemediği kurabiyelerden keyifle yedi. :))
Posted by Picasa

19 Kasım 2010 Cuma

Şirince'de sabah

Sabah kahvaltı sonrası terasa çıkıyoruz bir fotoğraf çekelim diye. Çınar da oturduğu yerde şarkı söylemeye başlıyor. Artık şarkıların birkaç mısrasını söylemeye başlamış, ben yeni yeni farkediyorum. Mini mini bir kuş donmuştu, pencereme konmuştu....
Şirince'de sabahı kovalıyoruz. Daracık sokakları tırmanıyoruz Çınar'la beraber, kah arabasında kah yürüyerek..
Tepedeki kiliseye kadar çıkmayı ihmal etmiyoruz kayan taşlı patikalara rağmen..
Daha sonra Meryem Ana evini ziyaret ediyoruz.. Buraya tam 25 yıl önce geldiğimi hatırlıyorum hayal meyal.. İlkokul sonrası Anadolu liseleri sınavlarını kazanabilmek için dilek tutmuştuk. Kazandım.. İki yıl sonra kardeşim için de diledik, o da kazandı. ;)) Hikmet bizim ders çalışmamız mı Meryem Ana mı? :))
Yine kocaman bir dilek tuttum hepsini birbir peşine ekleyerek.. Allah kabul etsin.. Orayı ziyaret etmek sadece bir araç ya da bir bahane Allah'tan dilediklerimiz için...


 Efes Antik kenti.. müthiş bir yer...
Posted by Picasa

18 Kasım 2010 Perşembe

Didim'de gün batımı




Didim Altınkum'a gelip de kumlarla oynamamak olur mu? Güzel bir yürüyüşün ardından kalan vaktimizi Çınar'a kumla oynaması için fırsat olarak sunuyoruz. Fırsatı ganimet bilen Çınar durur mu? :))
Posted by Picasa

Kuzey Ege gezisine devam...


Kuşadası' nda sabah kahvaltısı...
Harabelere tırmanış... İlla da kendim yürüyeceğim olayı dolayısıyla geriden takip eden Çınar ve babası ;)
Amfi tiyatroda kral koltuğunda :)

 Tapınakta bulduğu küçük bir su birikintisiyle oynuyor, her hatıra pozu çöktirenin fotoğraf karesinde de yer alıyor o haliyle.. ;)
Bir dolu gezip, yürüdükten sonra Didim tapınağına geldiğimizde arabasında uyuyarak dolaşıyor. Daha da uyuyacaktı ama çıkarken babası tapınağın merdivenlerinden küt küt arabayı çarptırarak indirdiğinden uyanıyor.. ;) Erken uyandığından hafiften mızmızlık...
Posted by Picasa

17 Kasım 2010 Çarşamba

Bayram kaçamağı ;)

Bir ilki gerçekleştirdik ve Çınar'la beraber bir kültür turuna katıldık. Bizim için de ilk olmasının yanısıra(eşim turlarda olabilecek tatsızlıklardan hazzetmediğinden) Çınar için de pek çok ilk yaşandı. İlk otobüse binişiydi ve ilk otobüse binişi de 8-9 saat sürdü. Akşam saatlerinde uyuya kaldığından otobüse bindiğimiz geceyarısında uyanıktı, sıcaktan ve ortamdan dolayı uyumakta biraz güçlük çekti. Ama umduğumuzdan çok daha rahat oldu. Çınar çok uyumluydu, sakindi annesinin birtanesi. Teşekkür ederim oğlumcum güzel bir gezi yaşamamıza engel olmadığın için.

İzmir Konak meydanına sabahın erken saatlerinde düştük. :)
Çınar ve Rüya ablası kuşlarla oynaştı...

Öğle vakti Çeşme'deyiz.. Bu geziye katılmamıza vesile olan Faruk abi, canım teyzem ve Rüya ile...

Çeşme kalesine çıktık hep beraber. Manzara harika :))

Geceden kalma yol yorgunluğuyla gün boyu durdurak demeden gezince herkesin pestili çıktı. Akşam yemeği vakti geldiğimiz otelde yemekten sonra herkes bayılmıştı. Kuşadasını ertesi gece keşfe çıkacağız..
Posted by Picasa

16 Kasım 2010 Salı

bayram tebrik kartları

Çınar ve Yusuf'u hem biraz oyalamak hem de bayrama özel bir hatıra olsun diye biraz kalem ve birer kağıtla birbirlerine bayram kartı hazırlamalarını söyledim. İşte bayram tebrik kartları:
Çınar, Yusuf abisine "bayramın kutlu olsun. seni çok çok öpüyorum Yufuf abi" yazdı. birbirini takip eden zikzaklar Çınar'ın heceleyerek yazdıkları. ;) Solak olduğu için de sağdan sola doğru çiziyor zikzakları...

Yusuf da Çınar'a bu resmi yaparak bayramını kutladı.
Posted by Picasa

Bayram günü

Çınar annesinin bayramını kutluyor :)))

Babaannede bayram sabahı kahvaltısı... Kuzenler kahvaltı sofrasında.. Çınar sabah sabah köfte niyetiyle haşlama kurban etinden yiyor. ;)
Anneanne ve dedede bayramlaşma.. Çınar coşuyor, herkes burda...
Bayram mutluluğu karelere sığmaz :))

Posted by Picasa