25 Mart 2010 Perşembe

toplanmak zor işmiş arkadaş...

Boşuna on senedir aynı evde oturmuyormuşuz demek... Taşınmaktan hep korkmuştuk,hep taşınmamak için bahaneler üretmiştik. Öyle yayılmışız ki eve, toplayabilene aşkolsun. :) Atölye odamı toplamak en zoruydu. Ne kadar çok resim, ne kadar çok kağıt, ne kadar çok kitap, ne kadar çok boya, ıvır zıvır... Birşeyler yaparım diye biriktirdiklerim. En sonunda çöp ev olmaya aday olmam... Neyse çoğu gitti azı kaldı. Bitti bitecek taşınıyoruz kısmetse. Uzun bir süredir yazamamamın sebebi bu.. Ayrıca yakında sadece davetlilerin görebileceğini tekrar hatırlatır, izleyicilerime son çağrılarımı sunarım.
Yeni evde yaptığımız ve yapacağımız tüm faaliyetlerin detaylarını da ayrı ayrı vereceğim... Hatta aklımda bildireceğim bir hafta boyunca her gün yeni aktivite göndermek var...

Bu manzaraya karşı kimbilir ne güzel günler geçireceğiz..
En kısa zamanda görüşmek üzere..
Sevgiler...

Posted by Picasa

16 Mart 2010 Salı

Bloga erişim ayarları

Kendime göre bazı sebeplerden blogu benim bilgim dahilinde insanların görmesine olanaklı hale getirmeye çalışmıştım. Ancak bunu yaptığımda izleyicilerin yine de görebileceğini düşünüyordum. Sevgili bnlog izleyicilerinin maillerine de ulaşamadığımdan kendilerine davet gönderemedim. Bir şekilde ulaşmayı başarabildiğim Ömer Tuna'nın annesinden ulaşılamadığı haberini alınca tekrar bu düzene döndük. Ay sonuna kadar açık tutmayı düşünüyorum. Bu süre zarfında blogu taklip etmek isteyenler-izleyiciler de dahil- bana email adreslerini gönderebilirlerse kapattığımda kendilerine de davet gönderebilirim.
Bana ulaşmak için: aslihankaplan@gmail.com

İlginiz için şimdiden teşekkür ederim.
Sevgiyle kalın....

12 Mart 2010 Cuma

"out out"


Çınar sabah sabah "out ouut" diyerek dolandı durdu. Daha önce oynadığımız nohut ve makarna kavanozunu almış eline, "ııh ııgh" diyerek taşımaya çalışıyor. Önce odanı ve oyuncaklarını topla dedim. "oyuncat oyuncad" diyerek dolandı bu sefer de.. Neyse odayı şöyle bir toplayıp örtümüzü serdik. Sere serpe oynadı Çınar. Ama illaki beni yanında istiyor, mutfağa gitmiştim ki ağzına nohut almış bana gösteriyor. El mecbur yanına oturdum ben de.. Epeyce oynadık, kaplara doldurup boşalttık. avuç yapmaya çalıştığı ellerine aldı. Sonra da tabağa basket atmaya çalıştı. :)

Bununla bitmiyor tabi faaliyetler... mukavvadan kestiğim kapleri delgeçle deldik. Daha sonra deliklerden ip geçirilecek. (Çok işin var oğlucum.) Mukavvaları boyadık. Ellerimizi ve üstümüzü de tabi. Üstünü çıkarır da pehlivan pozu çekmez miyiz? çekeriz tabi... ;)
Posted by Picasa

11 Mart 2010 Perşembe

çiçek mi bebek mi?


Akşam akşam Naz İrem'de gördüğümüz kuklayı yaptık. Çınar henüz Naz ablası kadar becerikli ve ilgili değil tabi ama. Bizimki de arap bacı mı oldu, ne dersiniz? Gerçi Çınar daha önce bu şekilde keserek yaptığımız çiçeklerden esşnlenerek bu kuklayı çiçek olarak nitelendirdi ama olsun.

Annesinin ördüğü kazakla hiç fotoğrafı yoktu, bu vesileyle bunu da belirtmiş olalım. Babası çok kıskandı kazağını ama naapalım.. ona da annesi örsün. ;)
Posted by Picasa

10 Mart 2010 Çarşamba

Yeniden Merhaba :)

Uzun bir aradan sonra tekrar yayındayız:)) ama bir farkla okuyucularımızın blogumuza kayıtlı olması gerekiyor.. Sanırım böyle daha iyi hissedeceğim.. Bana-bloga ulaşmak isteyenler mail atabilirler.
Yavaş yavaş düzeleceğiz... yaralarımızı saracağız.. desteğiniz ve sabrınız için teşekkür ederim..
Çınar çok fazla ve hızlı bir geliim gösterdi bu arada, ona haksızlık ettiğimi düşünmeye başladım. Bu yüzden bugünden önceki birkaç günü de ekleyeceğim.. Hem çok eğlenceli vakitler geçirdik beraber..
İrem'lerde oyun günümüz...
Ela ve Ece'nin doğumgünü..
Bizde oyun günümüz...

Burda olmadığımız zamanlarda bol bol kitap okuduk Çınar'la.. Hatta son zamanlarda abartmaya başladı Çınar bey.. Akşamları yatmadan önceki seremonimizde klasik müzik eşliğinde kitap okuma var.. her seferinde en az üç kitap okuyoruz.. Artık Çınar da okumaya başladı. Resimleri anlatıyor.. Yazıları eliyle göstererek uydurma bir dille okuyor.. Okumak istediği kitapları da kendi seçiyor.. Öğlenleri de aynı seremoniyi yapıyoruz çoğu zaman ve gün içinde okuduğumuz kitap sayısı ikiye üçe katlanıyor.. Aman maşallah diyeyim.. Lütfen siz de deyin.. ;)
Ayrıca kitap sorasında sallanan sandalyede kucaklaşıp şarkı söyleme faslımız da var. İngilizce şarkılar söyle olduk son zamanlarda..
Old Mc Donald's had a farm iiyaa iyaaa ooo
On his farm he had some "ducks" (illa ki ducks diyor Çınar, sonra da "vak vak vak")
bu şarkıyı istediğinde "oobaba" ya benzer birşey söyleyerek istekte bulunuyor..

Bir de ;
There was a farmer had a dog
And Bingo was his name
And Bingo wad his name
B I N G O (üç tekrar)
(Sonraki tekrarlarda son harf eksiltilir ve onun yerine alkış yapılır. Çınar alkış kısmını yapıyor. Ve Bu şarkı için isteğini de "ay o " diyerek dile getiriyor.)

Bazen de Qey(nasıl yazıldığını tam hatırlayamadım şimdi) Sera'yı söylüyorum.

Bir saatin sonunda nihayet uykuya geçebiliyor.. Dolayısıyla ben de fazlasıyla yorgun düşmüş olarak o uyur uyumaz kendimi yatağa atıyorum. ;)

9 Mart 2010 Salı

Çınar'ın arkadaşları bizde...

 
Bir gece önce geç yatan Çınar'ı, Ece ve Ela yatakta yakaladı. Erken yat, arkadaşların gelecek demiştim oysaki. ;) Onlar paltolarını çıkarırken Çınar da çarçabuk üstünü giydi; arkadaşlarını karşıladı. Zeynep ve İrem'in de gelmesiyle kahvaltı faslına geçtik. Herkesten önce Çınar oturdu sofraya, ee acıkmış besbelli. Sabah kahvaltısı önemli öğün. Çok olmasa da az biraz yedi işte.. Buna da şükür.
İlk aktivitemiz mandalları renklerine göre mavi, açık mavi, pembe ve kırmızı skalalı kartona takmaca. Zeynep bütün renkleri biliyor. Ama eşleştirme konusunda çocukların hiçbiri sorun yaşamadı. Hepsine kocaman yıldızlı aferin!
Sonraki faaliyetimiz ise köpük tabakları kırıp mozaik çalışması yapmak. Kırma kısmı tamam. Sonra mukavvadan çıkardığım şekillerin üstüne köpükleri yapıştırmaca. İşte mozaikler oluyor. ha gayret çocuklar! Anneler yapıyor sizin yerinize ama yardımcı olun biraz.. ;)
En eğlenceli kısım ise köpükleri havaya atıp kar yağdırmaca. Aşağıda görüldüğü üzere herkes çok eğlendi!!!



Posted by Picasa
Çok yerlermiş gibi mama mama diyerek marmelatlı pastaya hücum ettiler. Kesmem için sabredemiyorlar bile... Aynı iştahla yediğinizi de görürüz inşallah. :))

Çınar'a dair notlar: Çınar oyuncaklarını paylaşıyor ancak kitapları konusunda aynı şey geçerli değil. Bu konuda hassasız kardeşim ;) Kitaplarını alanların peşinden gidiyor, ve istiyor. Anne müdahele edip kitabı okumaya başlıyor. Çınar ilgiyle dinliyor ancak kitabı alan arkadaş aynı şekilde memnun değil. Başka bir kitap almaya gidiyor. ;)

Fotoğrafların daha fazlası için tık tık.

6 Mart 2010 Cumartesi

Ela ve Ece ikinci yaşını kutluyor :))





Çınar'ın arkadaşları Ela ve Ece'nin doğumgününe davetliyiz. Tuğçe çok güzel hazırlanmış. Çocuklarla yapılan aktiviteler duvarlarda, yerlerde daire, kare, üçgen ve hatta avizelerde karşımıza çıktı. Rengarenk bir doğumgünüdü herşeyiyle.. Sanırım 11 minik vardı; birçoğu ikizlerle yaşıt. KAydırak, tramplen, oyun masası ve diğer ayrıntılarla bir çocuk yuvasını aratmıyordu. Tam çocuklara göre bir doğumgünü. Bolca eğlendiler, koşturdular, güldüler, ağladılar, kaydırak sırası kapmaya çalıştılar, oyun hamurlarıyla oynadılar, pasta mumu üflediler, pasta yediler, poz verdiler, bolca fotoğraf çekmemizi sağladılar. Öyle çok ve güzel fotoğraf vardı ki seçmekte çok zorlandım. yaptığım kolajlar da kocaman oldu. Sonunda bunlarla yetinmeye karar verdim. Belki daha sonra daha fazlasını picasaweb albümlerime eklerim.

İyi ki doğdunuz Ela ve Ece. Ve iyi ki Çınar'ın arkadaşı oldunuz.
Artık Çınar arkadaşların kim, adı ne deyince başlıyor saymaya. Ama önce her zaman olduğu gibi Ece... ;) Eya, Eynep, İnem, Ediş...
Posted by Picasa

4 Mart 2010 Perşembe

İrem'lerdeyiz...



İrem'ler de güzel bir oyun günü daha.. Kahvaltının ardından suluboya ve akrilikle baskı çalışması yaptık. Ayıcık figürlü süngerler ve ikiye bölünmüş elmaları boyayarak baskılar yaptı minikler.. boya karıştırmaya da bayılıyorlar.. hele işin içinde su da olunca. fırçalar suya batırılıyor sürekli. boya önemli değil onlar için.. ;)
Meral'in panda, aslan, tavşan vb. bilgisayar çıktıları boyanarak maske oluverdi miniklere. Ancak hiçbiri takmak istemedi. yüzlerinin kapanmasını mı istemediler, uykuları mı geldi de mızmızlaştılar bilemedik.
Posted by Picasa

2 Mart 2010 Salı

müsaadenizle....

uzun zamandır yokum, farkındayım. aslında pek de kendime gelemedim besbelli... düzeleceğim elbet... "piano piano" derdi sevgili.. zamanla herşey daha güzel olacak.... inşallah.. umudumuz hep iyiden güzelden yana.. yoksa yaşamak bir işkence bu dünyada.... bir avuç kadar bile olsa, sevgili güzel insanlar olmasa tamemen boş herşey...
düşünüyorum.. belki de blogu kapatacağım.. belki de sadece kayıtlı izleyicilerin görmesine olanak vereceğim.. bilmiyorum... eğer öyle birşey yapmışsam bana ulaşmak isteyenler ulaşabilir nasılsa...
umut senin gülen yüzün güzel oğlum... gülen gözlerin....

müsaadenizle.. ben biraz daha yokum buralarda....
yokum çünkü tüm planlarım, tüm dosyalarım, Çınar'la yapmayı planladığım herşeyin örnekleri de gitti. ve tekrar tekrar hatırlıyorum her seferinde...
yokum çünkü yapmayı planladığım resimlerin materyalleri de gitti....
çalınan sadece biraz mal mülk değil... çalınan onca zaman, enerji, heves, anı ve huzur...