28 Temmuz 2011 Perşembe

havuz sefalarımız...

üç katlı kocaman bir havuz aldık, cümbür cemaat oynayalım diye.... Öğlen güneşinde dışarı çıkmadığımızdan genelde terasta havuz başında(!) geçirdik. ;))
Bir gün havuzu köpüklerle doldurduk, diğer gün gül yapraklarıyla, oyuncaklarımız ve toplarımız eksik kalmadı. Kum kalıplarımızı suyla doldurup buzlukta dondurduk hergün, suda buzları kalıplardan çıkarıp hangisinin daha çabuk eridiğini gördük. Hergün yeni deneyimler yaşadık havuz keyfimizde bile... çok eğlendik.. o kadar ki çoğu zaman fotoğraf çekmek aklımıza bile gelmedi.. saatlerin nasıl geçtiğini anlamadık.
Bir gün de balonun içine su doldurup birbirmize fırlattık. her seferinde acaba patlayacak mı heyecanı içinde kahkalarla güldük... o inanılmaz gülüşün yok mu... herşeyi unutturur insana.... bir tek balonla saatlerce gülebilmeyi sayende tattım... canım oğlum......

23 Temmuz 2011 Cumartesi

iyi ki doğdun Şahin Dayıcığım...

İyi ki doğdun dayıcığım..
yoksa Çınar ve Rüya'nın kankisi kim olacaktı...
ikisi de evlerine gitmek istemeyince kimin evinde misafir olacaklardı...
nerde gizlice dondurma yiyeceklerdi...
Çınar kimi taklit edip eller arkada volta atacaktı?
Çınar'ın tanıdığı en uzun insan olan Öner abisi kim olacaktı?
nice uzun sağlıklı yıllara.....

18 Temmuz 2011 Pazartesi

hortumla su savaşı ;))

Anneanne hortumla sevdiklerini ıslatmaya bayılır. Çınar da ıslanmaya bayılır zaten.. Çiçek sulamayla başlayıp su savaşına dönüşür hortumla maceralar.. Çınar'da hortumun ucunu sıkıp suyu ilerilere fışkırtmayı öğrenir en kısa zamanda. Vay haline anneannenin, o da sırılsıklam olmaktan kurtulamaz.. :))

17 Temmuz 2011 Pazar

deniz, kum, güneş ve dahası....

Temmuz ortasında babamızın da süpriz bi şekilde bize katılmasıyla Altınoluk tatilimiz epey geç başlayabildi bu sene..
Deniz kum, güneş, aile, yeşil, sevgi bolca sevgi dolu bir tatil geçirdik...
 denize doyamadık...
 çok mutluyduk....
 Rüya abamız kankimiz.. o nereye Çınar oraya... ya da tam tersi...

çoğu zaman sadece simitle (tamamı da değil hani) ve sütle gün geçirdiğimiz oldu... ama bolca mısır yedik... ama artık yememeyi dert etmemeyi öğrendik... doktorumuz bu kadar akıllı, bilinçli bir çocuk nasıl yemez diye inanamadı bana... kan seviyemizi sınıra çıkarabildiğimiz için sadece vitamin takviyesiyle ikna olduk... boyumuz da normalmiş, anne baba uzun olmayınca çocuk ne kadar uzun olabilir ki... yine de bizden uzun olsun istiyor gönül... inşallah......

16 Temmuz 2011 Cumartesi

mutluluğu gözlerinden okunmakla kalmayıp taşan çifte ömür boyu mutluluklar


mutluluğu gözlerinden okunmakla kalmayıp taşan çifte ömür boyu mutluluklar :)))

Sevgi dolu mutluluk dolu gözleriniz hiç solmasın sevgili Tolga ve Pakize.... Bunca mutluluktan mutluluk dolu çok güzel kareler ve çok güzel bir akşam kazındı hafızamıza... Eklenecek çok fotroğraf var ancak birini alsam öbürü alınır ;)))
Benim güzel ailem iyi ki varsınız.... mutluluğumuz artsın eksilmesin.....

9 Temmuz 2011 Cumartesi

Karadeniz gezimiz...

Yıllardır özlemle beklenen Karadeniz turunu çok güzel bir ekiple hava açısından çok şanslı bir zaman diliminde rüya gibi geçirdik... Çınar çok çok uyumluydu. Onca otobüs, minibüs yolculuğuna rağmen büyükler bile sızlanır olmuşken hiç mızmızlanmadı, ağlamadı. Otobüsteki herkes maşallah dedi. Rüya ablasının katkıları çok büyük tabi ki bu durumda. Kikir kikir güldüler oynadılar. Uçakla Trabzon'a , oradan otobüsle Artvin'e kadar gidip tekrar Samsun'a kadar gelerek tüm doğu karadeniz şeridini gezdik. Samsun'dan tekrar uçakla İstanbul. Her gece ayrı bir otelde kalmak, akşam otele girip, sabahın köründe bavulları toplayıp otelden çıkmak çok yorucu ama bir o kadar da keyifli bir gezi oldu. Başka türlüsü de olamazdı sanırım. Bir haftada tüm turistik yerleri gezdik. Çınar sadece yemek konusunda mızmızdı ama artık o onun doğal hali. Ben de hiç bir şey yemesi için ısrar etmedim. Sütle gün geçirdiği oldu çokça... Bazen tek bir simitin dış kenarları bir günü geçiştirmesine yetti. maalesef.. ama bu konuya girip tadını kaçırmayacağım bu güzel gezi yazısının...

Bir haftada çeşitli makinalarla 1000 taneden fazla fotoğraf çektiğimizden henüz tam olarak hepsine bakamadık bile.. Buraya şu anda seçtiğim birkaç fotoğrafı koyuyorum sadece. Zaten o güzellikleri fotoğraflar yansıtamıyor maalesef... Şiddetle tavsiye ederim.. gidiniz görünüz yurdumuzun nadide köşelerini... Daha gezilecek görülecek çok yer var.. umarım vakit ve de nakti aynı anda buluruz....


Uzungöl'e tepeden bakış.

Uzungöl'in üzerindeki 2500m.deki Karester yaylası favorim. Süperdi.. böylesini hayal edemezdim doğrusu...


Ovit dağında 3300 metredeki buzul gölü kenarında...



Çoruh nehri kenarında İspir fasulyesi yemek üzere mola vermişken...


Yolda Çınar'ın uykudan bayılmış hali...


Ayder yaylasında gelintülü şelaleleri..


Kemerli köprü üstünde...


Boztepe'den Ordu'ya bakış..


Dönüş yollarında....



Samsun'da on kişilik aile grubumuzla anı fotoğrafı.




Samsun'da Barış'la buluşup hasret giderdik. Çok güzel bir şehirde yaşadığını görüp onun adına mutlu olduk. (Fotoğraf geniş açılı objektifle yakından çekildiğinden kenarlardakiler olduğundan çok geniş çıkıyor. bilgilerinize...)

2 Temmuz 2011 Cumartesi

iyi ki doğdun Çınar!!!!

Hastalık, üzerine gezi hazırlığı ve onca yorgunluğa rağmen Çınar'ın hafta boyunca doğumgünü için arabalı pasta istemesi üzerine iki arada bir derede bir pasta yapıp üzerine de şeker hamurlarından yaptığımız şimşek, kral ve luigi arabalarını da 3 rakamından yolumuzun etrafına dizdik.
(Gerçi Egemen'in şimşek arabasını görünce büyük şimşek mcquinli pasta da istedi ama onu deneyecek kadar enerjim ve de vaktim yoktu. Zaten pasta ve doğumgünü isteğimiz de Egemen'in doğumgününe gidemediğimizden doruğa ulaştı.)
Velhasıl hali hazırda ertesi gün yola çıkmak üzere toplanan çekirdek ailemizle küçük bir ön kutlama yapalım Çınar'ın da gönlünü edelim istedik. Yoksa bu sene doğumgününü çok daha geniş bir kutlama ile yapmak isteğindeyiz. Yaz sonuna kadar isteğimiz geçmez ise doğumgünü partimizi yapacağız. Duyurulur...







Dayılarının aldığı hediyeyi açarken kim daha heyecanlı????