24 Nisan 2010 Cumartesi

bisiklete bindik :)


Çınar, Salih dedesinin verdiği Atalay'ın eski bisikletine bindi. Birkaç santim daha uzun olsa boyu tekerlerini rahatça çevirebilecek. Bu yüzden çok yemesi lazım, büyümesi lazım... Tekrar gittiğimizde rahatça binebilsin diye... O da yetmedi Yusuf abisinin bisikletine de bindi.
Maalesef Yusuf abisi pedalları tersine çevirip olduğu yerde durmayı tercih etti. Biraz daha araştırması lazımmış. Geçen yaz tersine çevirdiği yetmemiş. ;) Umarız bu yaz doğru yönde çevirmeye ikna olur... ;))

Naz, Mustafa, Yusuf ve Çınar grup oldular.. Naz ablalık yaptı Çınar'a; pedalları nasıl çevirmesi gerektiğini gösterdi. Hatta bisikletin önünden tutup çekti Çınar'ı. ;) Mustafa da bir afacan abimiz ;) Bisikletle cambazlık yapmadığı kaldı bi tek.. Teyzesinin hazırladığı meyve tabağını evden sitenin ortasındaki alana kadar getirdi. Önce beraber yediler. Sonra baktı ki meyveler azalıyor, önce kuzeni Naz'a sen yeme dedi. Sonra diğerlerine.. Teyzesinden aldığımız istihbarata göre evde yemememiş meyveleri, ama iş arakadaşlarla paylaşmaya gelince lüpletti. ;)) Çocuklara meyve yedirmenin bir diğer yolu :)))

Tekrar görüşmek üzere hoşça kalın kankalar...

Hiç yorum yok: