24 Nisan 2010 Cumartesi

BEÖ:Toprak-kum

Büyüyorum Eğleniyorum Öğreniyorum konusu açıklanmadan biz uygulamasını yapmışız. Baharın ilk günlerini ve balkonumuzu kullanabilmeyi fırsat görüp, fırsatı ganimet bilip Çınar'a kendi seçtiği çiçekleri almış, hergün sulamasını sağlamıştık. Ancak daha büyük bir fırsat bulduk. Altınoluk; bizim yeryüzündeki cennetimiz :))
Anneannemiz biz gelmeden çiçekler almış Çınar sulasın diye dikmiş. Suladık :)
Dedemiz sağolsun üzüm fidelerini dikmek için bizi beklemiş. Çınar ve Yusuf'la beraber fideler yerlerine dikildi. Üzerine toprak konuldu minik avuçlarla. Toprağın üstüne minik ayaklarla basıldı, fide dik durabilsin, destek alsın diye. Ve can suyu verildi fidelere..
Bu da yetmedi arka bahçeye geçildi. Nar ağacının yeri değiştirildi, güneşi daha çok görsün serpilsin diye.. Nar ağacının dibi kazıldı, köküyle yerinden çıkarıldı. Yeni yeri bel ile Çınar ve dedesinin ayaklarının da yardımıyla bellendi. Çukur açıldı. Nar fidanı dikkatle çukura yerleştirildi. Kovayla eski yerindeki topraktan taşındı. Yine minik avuçların da yardımıyla fidanın etrafı beslendi. Solucanlar izlendi.
Fidan dikim işlemi bir önceki şekilde olduğu gibi tamamlandı. Bu kez hortumla sulandı, dibi göl oluncaya kadar.
Ayrıca Çınar'ın çınar ağacı da sulandı. Ve nar ağacına da yeni bir sisim verildi Yusuf ağacı. Çınar'ın ağacı olur da yusuf'un olmaz mı? Hem orda kaldığı süre boyunca ağaçları Mustafa dede ile beraber sulayacaklar.



Posted by Picasa

Hiç yorum yok: