8 Ocak 2010 Cuma

haftanın özeti...


Yılbaşı haftası çok yoğun geçtiğinden Pazartesi evde, uyku, mahmurluk, yemek, çamaşır döngüsünde geçti. Çınar uyudukça ben de uyudum. Dinlendim. kendime geldim.

Akşam sayı çubuklarıyla oynarken; Çınar dağıtıyor, babasıyla ben de renklere göre grupluyorduk. Sonra bir baktık ki Çınar da renklere göre gruplamaya başlamış. Şaşırdık önce tesadüf sandık. Bir kutuyu doğru eşleştirince oğluşun artık büyüdüğünü yeniden farkettik.

Salı oyun grubumuz ertelendi. Evdeydik. Akşam üstü annemlere geçtik, Çınar'ı bırakıp küçük bir alışverişe çıktım. Çınar'a kakaolu süt aldım. Bir gün önce ilk kez pipetle meyve suyu içmişti. Ondan tecrübeyle, sütünü de pipetle içip bitiriverdi. İlk kez anne sütü haricinde süt içti bu arada.
Bir gün önce erken yatan Çınar Bey, uyumadı geç saatlere kadar. ertesi sabah bir ateşle uyandı. Ateş dışında başkaca bir rahatsızlığı yoktu, üşütme tarzında. Pek hastalanan bir çocuk olmadığından ve yazın geçirdiğimiz ishal, diare dışında ateşi yükselmemiş olduğundan korktuk. Gün boyu ateşini tam olarak düşüremedik. 38-39 civarında seyretti. Halsizlikten ve ateşten uyudu sürekli, hiç birşey de yemedi. Ertesi sabaha kadar başında nöbet tuttum tabi. Perşembe sabahı kendine geldi biraz biraz, bu sefer de uykusuzluktan ben kendimde değildim. ;) meğer oğluş üç-dört diş birden patlatmaya çalışıyormuş. Perşembe günü altta kök dişlerinden birni patlatabildiğini farkettim. bu sabah da üst köpek dişlerinin iki tarafını birden patlatmış olduğunu gördüm. Onları hiç farketmemiştim. Altta da şiş dişetleri var hala. Bu kadar çok olunca ağır gelmiş oğluşa demek ki. Sonrasında başkaca rahatsızlığı olmadı Allah'tan. huy değiştirmesi ve mızmızlanması, "olmaz", "hayır", "yapma" kelimelerine karşılık olarak elindeki direk bırakıp dudaklarını uzatıp gözlerini tarifi imkansız bir şekle sokarak ağlaması, ya da yatağına gidip kapanması dışında... ;)

Perşembe günü bir de epeydir aklımda olan katlı top yuvarlamaca oyuncağı ya da her ne deniyorsa adına ondan yaptık. Topları boncukları tepeden bırakıp seyrettik yuvarlanmalarını...












Meraklı Minik dergisinden çıkan Çekirdek ve Karamel Meşe Ormanında maketini yaptık. Biz Ece ve Çınar'ı meşe ormanında saklambaç oynattık. :))

Cuma keyif yaptık, yattık öğlene kadar, annemler gelip uyandırdılar bizi. annemin demlediği çayı içtim. (anne elinden çay nedense her zaman daha güzel oluyor.)
Israrlara dayanamayıp aşure yemeye teyzeme geçtik. Çok güzel bir gündü.Hava sıcaktı. ocak ayında bu

havalar insanı korkutuyor ya.. (Gece dönerken dışarlardaki termometreler 17dereceyi gösteriyordu. Allah sonumuzu hayır etsin.) Ortaköy sahiline indik. Güzel yürüyüş yaptık. Ünlüleri gördük. Hatta Hüsnü Şenlendirici ve ekibini çekim yaparken izledik. Çınar abasıyla coştu, eğlendi. Böyle bir haftanın üstüne iyi geldi ortaköy havası bize....





Posted by Picasa

2 yorum:

Ömer Tuna dedi ki...

Ellerinize sağlık çok güzel olmuşlar katlı top yuvarlama benim katlı otoparkın başka bir versiyonu olmuş ama çok beğendim.
Maşallah size biz daha o çubukları ayıramıyoruz.

Aslıhan Kaplan Bayrak dedi ki...

bizim katlı otoparkın kaçak kat çıkılmış hali gibi ;)