16 Ağustos 2011 Salı

zaman....


zaman... öyle bir şey ki yapamadıklarımın süresi uzadıkça uzuyor... yazamadıkça yazamıyorum... fotoğrafları aktaramıyorum bilgisayara aktaramadıkça çoğalıyor aktarmadıklarım... yapmadıkça çoğalıyor henüz yapmadıklarım, yapamadıklarım.. ben mızlandıkça, artıyor mız(mız)lanacaklar listesi....

ama biz aslında kanlı canlı tam gaz devam ediyoruz Çınar'la yaşamaya, eğlenmeye, oynamaya, üretmeye... aksi mümkün değil zira... herşeyi ihmal edebiliyorum ama seni asla... yıkanacak bulaşıklar durabiliyor tezgah üstünde sabahtan akşama kadar.. ama biz yapacağımız aktivitenin malzemelerini bir araya getirebildiğimiz anda başlıyoruz oynamaya eğlenmeye...  ya da haftasonu kahvaltısında herkes henüz sofradayken oyun hamuru yapmak üzere tuz, un ve suyu minicik parmaklarla karıştırıp yoğuruyoruz. "yapıştı elime yapıştı anne, sen yoğur artık" ,  "pasta boyasından da katalım anne" , "maviyle sarıyı karıştıralım yeşil yapalım", "ben10 renklerinden olsun, yeşil siyah beyaz", "elimize yapışıyor biraz un verir misin anne?" ardından oyunumuza katılanlardan gelen sesler "abla, biz çocukluğumuzda hiç bu kadar oynamamışız oyun hamuruyla"... uzuyor gidiyor replikler.... ;)

zaman... daha çok zaman istiyorum... ama yine de uyumayı da çok seviyorum.. uyumak için ekstra zaman istiyorum.... resim yapmak için daha çok zaman istiyorum.. ev işleri, zorunlu işler sihirli değnekle bir anda oluversin zamanımı almasın istiyorum... sevdiklerimle gönül rahatlığıyla geçirebileceğim zamanlar istiyorum, "çıplak ayaklarla çimenlere basarken türk kahvesi yudumlamak", onu yapamadım, buna yetişemedim, zamanımı harcıyor muyum telaşı olmasın istiyorum.... sağlıklı uzun ömürler geçireceğimiz mutlu zamanlar istiyorum.....

blog sessizliğimizi bozacak arada yaptıklarımızı yazacak kadar zaman istiyorum...
çok şey mi istiyorum?

1 yorum:

Bahar dedi ki...

Ben de istiyorum ben de...