7 Kasım 2010 Pazar

Küçük Çamlıca'da orman gezisi

Pazar kahvaltısına teyzemler konuğumuzdu. Güzel ama fotoğrafsız bir kahvaltı sofrasının sonunda öğle vakti verilen ani bir kararla sonbaharın bu güneşli gününü değerlendirdik.
Botanik parkına niyetlenip, kuyruktan içeri giremeyince Çamlıca'ya çevirdik direksiyonu. İyi ki de devam etmişiz yola, eve dönmek yerine. Ulu ağaçların altında sonbaharda dökülmüş kuru yaprakların üzerinde keyifli bir yürüyüş yaptık hep beraber. Rüya ve Çınar yaprakların üzerinde yürüken uçak taklidi yaptılar. Mantarları, kozalakları, yaprakları inceledik. Defne yaprağı topladık, yemeklerde kullanmak üzere.. Ve bir dolu meşe palamudu...



Bir ara Çınar'la aramızda geçen sohbet:
(Gölgeden değil de güneşten gitmesini söylemeye çalışıyorum.)
A: Çınar, güneşe çıkalım?
Ç: Tamam.yüyüyelim, yürüyelim.. Sonra da aya çıkalım mı anne?
A: (Biraz güldükten sonra..) Güneş ışınlarının geldiği yerlerden yürüyelim demek istedim Çınar.
Tabi bende kabahat, doğru bir cümle kurmazsan alacağın cevap budur. Öpüyorum seni akıllı oğlum.
Posted by Picasa

1 yorum:

Bahar dedi ki...

Çok akıllılar maşallah çok, öpüyorum Çınar'ı :))