15 Ekim 2010 Cuma

biz misafirliğe gittik. ;)

Yeni bir oyun arkadaşıyla tanıştık. Ela ve Ece'yle buluşup Emincan'lara gittik. Hep beraber oynamak için.. Bizim üçlü çok kaynaşıktı birbirine, Çınar'ın arabadan heyecanla inmesi kızların yanına koşmak için. Emincan ilk kez tanıştığı arkadaşlarına karşı temkinliydi. Ama sık sık "arkadaşlar buraya gelin", "anne, arkadaşlara kek verelim" ,"buyrun arkadaşlar" gibi cümlelerle misafirperverliğini gösterdi.
Tuğçe'nin hazırlayıp getirdiği aktivitemizle başladık. Bizim müzik setimiz çok güzel oldu, ama onu orda unuttuk maalesef. Duvarımıza asmak için bir dahaki bulşuşmayı beklememiz gerekecek sanırım.

Becerikli eller iş başında..

Ardından piknik yaptık, süt, kek ve salata eşliğinde. Çınar sadece sütünü içti, yemekle pek arası olmadığından beni şaşırtmadı yine...
Birsürü balon ve top vardı, Çınar mest oldu. "Basketbolu ver anne bana" . basketball= basketbol topu; football= futbol topu. Ancak Çınar topu tamlamasını kullanmıyor, ingilizceleri gibi söylüyor.
Daha sonra Emincan'ın odasında montessori materyallerinden bazılarını denediler. Maşayla ponpon tutma ve yerleştirme işinde çok başarılıydılar. Sonra Emincan'ın el kuklaları Fındık faresi ve Hipo miniklerle konuştu, tanıştı. ;)) Biraz da Çınar'ın deyimiyle tamir aletleriyle oynadık. Ayrıldık. Çınar çıkarken "ben uyumucam anne, markete gidelim" dedi ama arabaya biner binmez sızdı.
Posted by Picasa

Hiç yorum yok: