24 Eylül 2010 Cuma

Yaşamaya Dair

Sevgili arkadaşım kerkenezde tekrar görünce dellendim. Bunu ben de buraya kaydetmeliyim, hatta daha çok şiir kaydetmeliyim; olur da bir gün döner bakarsa oğlucuğum okusun daha önce okumadıysa... Yaşamdan iyice bunaldığımızda bir güç, bir nefes, bir umut...


Yaşamaya Dair


Yaşamak şakaya gelmez,
büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
bir sincap gibi mesela,
yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
yani bütün işin gücün yaşamak olacak.

Yaşamayı ciddiye alacaksın,
yani o derecede, öylesine ki,
mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,
yahut kocaman gözlüklerin,
beyaz gömleğinle bir laboratuarda
insanlar için ölebileceksin,
hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
hem de en güzel en gerçek şeyin
yaşamak olduğunu bildiğin halde.

Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
yaşamak yani ağır bastığından.

Nazım Hikmet

Hiç yorum yok: